Eyvah iş görüşmesi var, Ne Yapmayacağım?!

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Nihayet çalışmayı çok istediğiniz o şirketten telefon geldi, iş görüşmesi için randevu ayarlandı. İçinizde “Ay hadi inşallah” olumlamaları cıvıldaşıyor. Size bir sır vereyim o zaman; o işi almak ya da alamamak tamamen sizin elinizde. Birinci yol önce kendine inanmaktan geçiyor. Biz kendimize inanmadığımız sürece karşımızdakinden böyle bir beklentiye girmemiz akla çok yatmıyor değil mi? Sadece bununla da kalmıyor tabiiki.

O işi almak için neler yapmanız gerektiğini burada anlatmaya kalksam, nasihatten hoşlanmayan her yetişkin gibi hemen sıkılmaya başlayabileceğinizi öngörmek içten bile değil. O halde ben de ilginizi çekmek için konuyu tersten işlemek istiyorum. Her zaman olayları deneyimleyerek tecrübe sahibi olacak kadar uzun bir yaşamımız olmadığı görüşündeyim. O nedenle bazen başkalarının yaşayarak edindiği tecrübelere de kulak kabartmakta fayda var.

Türkiye’nin önemli yazılım evlerinden birinde insan kaynakları departmanında görev alıyordum. Sene 2006 sonları ve o zamandan beri görüşmeye zamanında gelemeyen, zamanında gelemeyeceğini haber vermeyen adayların yanında sözleşilen saatten çok erken gelen ve bunu da haber vermeyen adayların işveren gözündeki iticiliği hiç değişmedi. Çok mu karışık oldu, özetleyeyim; iş görüşmesine ne geç kalın, ne de gereğinden erken gidin. Hadi bir aksilik oldu, ilgili kişiye haber verin.

Vaktinde geldiniz ya da gelemediniz, şirkete vardınız. Üstünüz başınız tertemiz olsun. Kirli ve özensiz bir görüntüde olmayın.Varsayalım günlük hayatınızda özensiz giyinirsiniz ama çok zekisiniz. Üzgünüm, her zaman sizi ilk görüşte çözebilecek kadar analiz yeteneği güçlü insanlar karşınıza çıkmayabilir, işinizi şansa bırakmayın. Kokunuzun da ilk izlenim için hatrı sayılır bir yeri olduğunu unutmayın; ter ya da çok parfüm de kokmayın.

Toplantı odasına geçtiniz. Genelde sormazlar, bence karşı tarafın sorması lazım. Diyelim ki sordular; en fazla su isteyin. Şekerli/Orta/Az şekerli türk kahvesi istemek sizi çok sevimsiz kılar. Fazla özgüven de iticidir.

Suyunuz geldi, ardından görüşmeci de içeri girdi. Suyunuz için teşekkürü ben öğretmek istemiyorum, o kadarını bilirsiniz diye tahmin ediyorum. Görüşmeci içeri girdikten sonra ayağa kalkın ve kişinin gözlerinin içine bakarak gülümseyin. Doğru düzgün tokalaşın yani olması gerektiği gibi.

Yerimize oturduktan sonra bize yöneltilen soruları dinlerken dikkatinizin dağılmasına izin vermeyin. Yanıtlarınız basit ve yalın olsun, soruyu anlamadan cevaplamayın. Görüşmeciden gözlerinizi kaçırmayın. Bilmediklerinizi biliyormuş gibi gösterme çabasına girmeyin, komik duruma düşersiniz. Size soru sorulmadıkça soru sormayın, mümkünse hiç sormayın. “Sorunuz var mı” diye sorarlar. “Hayır, herşeyi açık ve net şekilde anlattınız zaten, çok teşekkür ederim” diye cevaplayın. Cevaplarınızı dışarıda arayın, çok mu çatladınız; o zaman teklif gelirse, varsa soru işaretiniz o zaman sorarsınız. İlk görüşmede ortada fol yok yumurta yokken “Şartlarınız nedir?” sorusunu sormak oraya boşunuza gitmeniz yeterli bir kendini eletme şeklidir mesela. Görüşmenin gidişatına iyi odaklanın, sohbet üretmek derdine düşmeyin. Şirketinizin gıybetini yapmayın. Ayrılma sebepleriniz ile ilgili şahsi detaylar varsa onları söylemeyin daha çok işinizle ilgili takıldığınız noktalardan sebep açıklamalar yapın. Örneğin; “Neden ayrıldınız?” sorusuna, “Şirket taşındı” vb. cevap vermeniz  yeterli. Şirket taşındı, orada da bir yönetici vardı ona da kıl oluyordum zaten bahanesi oldu gibi gereksiz detaylar sizinle ilgili yanlış izlenime yol açabilir. Genellikle ben, kendimi övmek gibi olmasın bu detayları hep öğrenirim bana itici gelmez empatik biriyim. Günümüzde empatik insana rastlamak çok zor işimizi bu konuda da şansa bırakmayalım.

Sadece bu şirket marka diye, özel sağlık sigortası yapıyor diye o kuruma atlamayalım. Beklentilerimizle, hedeflerimizle o şirketin beklentilerinin ne kadar çok örtüşüp örtüşmediği özel sağlık sigortasından daha önemli bence. Çalışacağınız yerde ömrünüz geçecek, özel sağlık sigortası sizin başka dertlerinize merhem olmaz. Özel sağlık sigortasını temsili örnek verdim. Göz kamaştıran yan hakları kastediyorum aslında.

Son olarak da ücret beklentiniz piyasa şartlarına uygun olsun, ne çok yüksek ne de az söyleyin. İkisi de karşı tarafta olumsuz izlenim bırakır. Sormazlarsa söylemeyin, sorarlarsa kesinlikle söyleyin.

Size firma ile ilgili araştırma yapmadan gitmeyin demiyorum bile, yok artık yani

Steve Chandler; “Eylemleriniz sizin kimliğinizi oluşturur. “ der. Eylemlerinize dikkat edin.

Bu yazıdan ilham aldıysanız başarı hikayelerinizi bana yazın; iremc82@gmail.com, bekliyorum!

 

İrem Karaarslan
İnsan Kaynakları Profesyoneli
Yazı oluşturuldu 18

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön