Glütensiz beslenme adından da anlaşılacağı üzere glüten içeren besinlerden uzak beslenmedir. Çölyak hastalığı, çeşitli cilt ve solunum hastalıklarını tetikleyen glütenli besinler nedeniyle kişilerin yaşam kalitesinde düşükler meydana gelebilmektedir.

Glütensiz gıdalar tüketimindeki asıl amaç; başta çölyak hastalığı olmak üzere glütene bağlı hastalıkların duyarlılık seviyesini belirlemektir. Bu beslenme şekli her ne kadar hastalıkların tedavi yöntemi olarak görülse de son dönemlerde diyet olarak çoğu kişinin faydalandığını görmek mümkün.

Glütensiz Beslenme
Glütensiz Beslenme

Tedavi yöntemi olarak sunulan bu beslenme şekli gerçek anlamda ciddi hastalıkların sorununu kökten çözmektedir. Glütensiz yaşamın irritable bağırsak sendromu (huzursuz bağırsak sendromu), çölyak hastalığı, glüten duyarlılığı, glüten ataksisi, keratosis pilaris, buğday alerjisi ve hatta otoimmün hastalıklarına destek sağladığı bilinmektedir.

 

Glütensiz Beslenme Faydaları

Glütensiz beslenme faydaları son dönemlerde daha çok netlik kazanmıştır. Glütensiz beslenme düzeninin faydaları;

  • Sindirim sistemindeki sorunların çözüme kavuşması,
  • Çölyak ile mücadelede kronik enflamasyonu azaltması,
  • Kansızlık sorunlarına karşı dirençlidir,
  • Kan şekeri düşüklüğü giderilir,
  • Ciddi bir şekilde tiroit hastalıklarına yarar sağlaması,
  • Saçların dökülmesi ve saç derisinde kepeklerin oluşmasının engellenmesi,
  • Gaz, şişkinlik ve ödem sorunlarına karşı büyük etkiye sahip olması,
  • Enerji ve cinsel gücü arttırması,
  • Kırılmayan ve katmanlaşmayan güçlü tırnakların oluşmasını sağlaması,
  • Dikkat dağınıklığı sorununun giderilmesi şeklindedir.
Glütensiz Beslenmenin Zararları
Glütensiz Beslenmenin Zararları

Glütensiz Beslenmenin Zararları

Glütensiz beslenmenin zararları başta çeşitli vitamin eksikleri olmak üzere temel gıda desteklerinin eksikliklerine neden olmaktadır. Bu zararlar aşağıdaki gibidir.

  • Eğer ki sağlıklı bir bireyseniz ve zayıflamak adına glütensiz beslenme düzeni oluşturduysanız ciddi hastalıklara yakalanabilirsiniz.
  • Cıva, arsenik ve çeşitli toksik metallerin daha rahat bir şekilde vücuda alınmasına neden olmaktadır.
  • A, B1 ve B9 vitaminlerinin vücuda yetmemesi başka hastalıklara sebep olabilir.
  • Demir, magnezyum ve kalsiyum eksikliklerine yol açar.
Glütensiz Ürünler
Glütensiz Ürünler

Glütensiz Ürünler

Glütensiz ürünler, artık günümüzde hemen hemen her markette ve fırınlarda bulunmaktadır. Aslında glüten içermeyen besinlerin sayısının da çok fazla olduğunu görmek mümkündür. Normal beslenme düzeninde bu ayrımları fark etmek güç olsa da işin içine girince bu durum daha bir netlik kazanmaktadır.

  • Meyve – sebze, balık ve balık ürünleri, kırmızı – beyaz et, kuruyemiş, süt ve süt ürünlerini rahatlıkla tüketebilirsiniz. Bu gıdalarda hiçbir şekilde glüten bulunmamaktadır.
  • Glütensiz beslenme düzeni yapan kişiler aynı zamanda kilo vermek istiyorsa eğer kinoa, keten, karabuğday ve saf yulaf tüketebilirler.
  • Bu beslenme düzeninde un kullanmak gerçekten çok zor bir iştir. Bu ihtiyacı gidermek adına badem, fındık, Hindistan cevizi ve esmer pirinç unu kullanılabilir. Ev ortamında un yapmak da mümkündür.
  • Vücudun nişasta ihtiyacı duyduğu anlarda patates, ararot, pirinç, soya, fasulye, keten ve chia tohumu tüketilebilir. Bu sayede vücudun gerçek anlamda ihtiyaç duyduğu besin takviyeleri sağlanmış olacaktır.

Başta çölyak hastaları olmak üzere glüten duyarlılığı bulunan tüm kişiler, hayatı boyunca glütensiz ürünler kullanabilir. Glütensiz ürünler, kişilerin vücuduna her ne kadar besin takviyesi yapsa da tam anlamıyla gerçek ve doğru bir beslenme düzeni olmayacaktır. Glütensiz beslenme için doktor onaylı diyet listelerine uyum sağlamak büyük önem taşımaktadır.