Tanıtım Yazıları

Bir Tatil Cenneti Avşa Adası

[Toplam: 1   Ortalama: 5/5]

Avşa Adası gezilecek yerler konusunda zengin bir içeriğe sahip tatil beldesidir. Adanın dört bir yanında harika kumsallar ve koylar görülmesi gereken yerlerdendir.

Marmara Denizi’nin güneybatısında 3 büyük adanın (Marmara, Avşa, Paşalimanı) yanı başında bulunan Avşa Adası bölgenin turizm merkezidir.

Avşa Adı Nereden Geliyor?

Avşa’nın tarih içerisinde içinde değişen birçok adı vardır. Kyzikos’lu Diogenes ve Propontis avşa adası`nı anlatırken Ofiousa olarak bahsetmiştir. Plinius adamıza OPHiUSSA demiştir. Bizans imparatorluğu döneminde adanın ismi AFOUSiA’dır. Fransız La Mottraye 17.yy başlarında, buradaki Meryem Ana Manastırı nedeniyle Pnagia adı verildiğinden bahseder. Adalarda tarih incelemesi yapan Gedeon, adanın ismini AOSiA şeklinde yazmıştır. Rumlar Avşa`yı terk etmeden önce ada hakkında AFISSIA ismini telaffuz etmişlerdir. Ada daha sonra Araplar Adası olarakda anılmıştır. 1980`li yıllarda adanın resmi adı Türkeli olmuştur. 2000`li yıllarda Türkçeleştirilmiş hali olan AVŞA kullanılmaya başlanmıştır.

Adanın Doğal Yapısı

Adanın yapısı genellikle granit ana kayasından oluşmaktadır. Çehresi kumlu topraklarla örtülüdür. Adada kum oranı bu yüzden oldukça yüksektir. Granit kayalar adanın hemen her yerine serpilmiştir. Batı kesimlerinde, geniş aluvyal yapı, doğu kesiminde ise kısmen ağaçlıklı bir bölgeler yer almaktadır. Adanın köyleri batı ve doğu sahillerinde kurulmuştur (Avşa ve Yiğitler Köyleri).

Avşa Adasında Neler Yapılır?

Eğer Avşa Adası‘na tatil için giderseniz sadece otel içinde kalmayınız. Çevreyi gezip yerel halk tanışıp çarşısını ve esnafını tanıyın. Adada görmeniz gereken yerleri sıralarsak Çınar Koyu, Altınkum Kumtur, Tavşanlı ve Yiğitler Köyü olacaktır. Özellikle Çınarkoyu sizler için unutulmaz bir deneyim olacaktır.

Ada çevresini gezerseniz ada geneline hizmet veren minübüslerle ada turu yapabilirsiniz. Yada dilerseniz motosiklet kiralayarak bu turu gerçekleştirirsiniz.

Manastır Bölgesinden tarihi manastır kalıntılarını mutlaka ziyaret ediniz.

Dalış merakınız varsa Manastır bölgesinde denizin içerisinde manastırdan kalma kalıntıları da görebilirsiniz.

Avşa Adası batı sahillerinde veya cennet tepesinde güneşin batışını mutlaka izlemelisiniz.

Yiğitler Köyü içerisinde bulunan Büyülübağ Bortaçina şarap fabrikalarını gezerek adanın meşhur şarabını tadabilirsiniz.

Avşa sahilinde bulunan işyerlerinde adanın zeytinleri ve naturel sızma zeytinyağlarından alarak sevdiklerinize hediye götürebilirsiniz.

Çiftlik Mevkiinde deniz kenarında kiremit mezarlar yer almaktadır. Denizin sahili erozyona uğratması ile ortaya çıkan kiremit mezarlar denizin erozyonu ile ne yazık ki zarar görmektedirler.

Adada Osmanlı Dönemi’nden kalma bir mezarlıkta bulunmaktadır. Ayrıca adada büyük mermer levha ile üstü kapatılmış bir Roma mezarıda yer almaktadır.

Manastır Mevkisi’nde, denizin içerisinde mezar 4 küpler vardır ve hatta bu küplerin içerisinde iskeletler bile halen durmaktadır.

Avşa Adası’nda en güzel denize girilecek koylar Çınar ve Altınkum koylarıdır. Arzu ederseniz aileniz ile birlikte sakin koylar olan Tavşanlı ve Karadut plajında denizin tadını çıkarabilirsiniz.

Avşa Adası Nasıl Bir Yer?

Avşa Adası 24 saat canlı yaşayan bir adadır. Her daim hareket yaşanan bir tatil adasıdır. Avşa Adası’nda gündüzleri masmavi denizin ve kumsaların tadını çıkarabilir, geceleri barlar sokağında sıralanmış clupler ve iç kısımlarda yer alan diskolarda eğlenebilirsiniz.

Avşa Adası ayrıca temiz havası ile de meşhurdur. İlaveten güneye göre nem oranı çok düşüktür. Avşa Adası bu sebeble astım ve bronşit hastaları için tedavi imkânıda sunmaktadır.

Avşa Mahallesi

Adanın batı sahillerinde kurulmuştur. Bütün ada içinde Avşa adı kullanılmaktadır. Köyün 1,5 km güneyinde Hagios Georgios manastırı kalıntıları vardır. Mübadelede Rumlar köyü terketmişlerdir, köyün şimdiki yerli halkı genellikle balkan göçmeni olarak dışarıdan gelmişlerdir. Şarapçılık, balıkçılık, zeytincilik ve turizm geçim kaynaklarıdır.

Yiğitler Köyü

Adanın doğu sahilinde yer almaktadır. Eski adı Araplar olarak haleden anılan köyde emevi istanbul kuşatmasından kalan araplarda oturmuştur. Bu insanlar Arap donanmasının, İstanbul’u 672-678 yılları arasında kuşatmaları esnasında burada kışladıklarını ve bazı arapların bazılarının köyde kaldıklarından tarih bahsetmektedir. Daha sonraki yıllarda Rumlar ve mübadeleden sonra Trakya göçmeni Türkler köye yerleşmişlerdir. Şarapçılık, balıkçılık, taşçılık ve turizm ile uğraşan yerli halkın yaşam standardı yüksektir.

Tags

Hamza EROL

E-Ticaret Danışmanlığı, WordPress Web Tasarım, Kurumsal Kimlik ve Web Danışmanlığı yapmaktayım. Aklınıza takılan bir soru olursa hamza@ayrim.net adresine mail gönderebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close